Limit Sensin

Dün gece oğlumun pazar akşamına sıkışan ödevleri ve ders çalışması ile ilgilenirken saati 11 yaptıktan sonra anca kendi işlerim ile ilgilenmeye başlayabildim. Bir baktım ki e-mail kutuma 14 Kasım haftasının antrenman programı gelmiş, sevgili antrenörüm Fırat Dızman’nın pazartesi sabahına koşu koyduğunu da böylece gece 11 de öğrenmiş oldum. Normalde pazartesi günlerini hep dinlenme günü yapardım ama Fırat’a en son bana aktif dinlenme ver boş gün bırakma dediğimi hatırladım. Ağzımdan ‘Hadi beee nasıl olacak şimdi yarın ki koşu…’ sözleri çıktığında artık çok geçti ve yapacak bir şey yoktu. Sabah ola hayrola diyerek hemen yattım demek isterdim ama yatmam gece biri buldu. Şuna da bakayım, şunu da okuyayım derken nasıl geçiyor zaman anlamıyorum. Sabah saat 06:00 da alarm çaldığında Pazar günü koştuğum 18km nin ve hafta içi yaptığım kuvvet antrenmanlarının tüm izlerini vücudumun her yerinde ama özellikle bacaklarımda hissediyordum. ‘Sabah koşmam imkansız! Mümkün değil! Çok yorgunum! Öğlen mi koşsam? Yok yok öğlen de koşamam toplantım var öğleden sonra, yetişemem! Akşam da yüzme var hangi araya koysam koşmayı? Galiba bu koşuyu pas geçeceğim. Off yaa pazartesinden programa uymamak olmaz ki! Neyse bu günü hafif geçerim ben de olsun, bu günün koşusunu sonra yaparım!’ diye kendi kendime konuşmaya başladım. O kadar çaresiz bir an ki o ana hem yapmak istiyorsun hem vücudun, gücün, beynin buna müsaade etmiyor.

Biraz daha yatayım derken 20dk yatakta oyalandıktan sonra kalkabildim. Doruk’u kaldırmaya çalıştım, onun da kalmak için bir 10dk ihtiyacı oluyor her sabah. Ona o 10 dakikayı verip kahvaltısını ve öğlen yiyeceği yemekleri hazırlamaya başladığımda kelimenin tam anlamıyla dökülüyordum. Spotify dan ‘Have a Great Day!’ müziklerini açıp başladım işe, bir müddet sonra hem dans edip hem yemek hazırlarken buldum kendimi. Kendimi koşuya çıkabilecek güçte hissettim ve Doruk kahvaltısını ederken ben de bir çırpıda gidip koşu kıyafetlerimi giydim ve koşmaya hazırdım!

Evet evet başarmıştım Saat 07:00 Doruk servise, ben koşmaya!
Vücuduma öyle iyi geldi ki koşmak, sabah yataktan kalkan yorgun uykusuz hasta kadından eser yoktu!

Reklamlar