Gloria Ironman Turkey

IMG_7418

IRONMAN nedir diyenlere IROMAN aslında uzun mesafe triatlon yarışı düzenleyen bir yarış markasıdır.  Dünya Triatlon Kuruluşu (WTC_ World Triathlon Corporation) tarafından düzenlenir ve marka hakkı kuruma aittir. Ironman markası, sırasıyla ve ara vermeden 3,86 km yüzme, 180,25 km bisiklet ve 42,1 km koşu etaplarından oluşan (toplamı 140.6 mil olduğundan 140.6 olarak da anılır) uzun mesafe triatlon yarışı düzenler ve dünyada bir yarış serisi olarak gerçekleştirir. Bu uzun mesafe triatlon yarışları Ironman markası ile özdeşleşmiştir.

FullSizeRender

Ironman markası bu mesafeleri koşmak istemeyenler için de her bir etap mesafelerini yarıya indirerek Half Ironman yarışları düzenlemeye başlamıştır ve bu yarışlar da Ironman 70.3 olarak geçer, mesafeler de arka arkaya ve ara vermeden 1,900m yüzme 90km bisiklet ve 21 km koşudan oluşur.

Türkiye’ de Antalya Belek’te düzenlenen Ironman yarışı da 70.3 yani Half Ironman yarışıdır. Aslında bu mesafe Türkiye’de ilk defa gerçekleşmiyor. Daha önce 4 defa düzenlendi, ilk olan dünyanın en ünlü markası olan Ironman markasının gelerek bu yarışı düzenlemesi.

Amerikalılar gerçekten marka yaratmak bu markayı pazarlamak, tutundurmak konusunda çok başarılılar. Bu yıl markalarını Çinli bir gruba 650 milyon dolara satmaları da bunun bir göstergesi.

Türkiye’ye gelip Gloria oteller zinciri desteği ile bir yarış düzenleyeceklerini duyduğumda gerçekten çok sevindim, Ironman’nin gelip yarış düzenleyecek olması demek bu markaya güvenip gelen bir sürü yarışmacı ile o standartlarda bir yarış koşmak demek olduğu için bu ilki yaşamak istedim.

Türkiye’de spor organizasyonları yapan bir firmanın ortağı olarak söyleyebilirim ki bu kadar uzun bir süre yolları kapatmak, devlet dairelerindeki insanlar ile işi ilerletmeye çalışmak, izinleri almak, taahhüt alıp yapılmasını sağlamak inanın yarışmaktan çok ama çok daha zor. Hele ki 90 km’lik bir yolu kapatmak araba ile yatıp araba ile kalkan, iki adım yol yürümeyen biz Türkler için çok zor bir iş. Ülkemizde spor kültürü de olmadığı için vatandaşlar anlamıyorlar, anlayamıyorlar. Bir de organizasyonlarda bizim en zorlandığımız nitelikli personel bulma zorluğu. Siz ne kadar her konuya hâkim bilgili bir organizatör bile olsanız, bütün detayları kâğıt üstünde düşünüp çözseniz bile düzgün alt ekipler kuramazsanız, onlara bilgiyi doğru aktarıp yönetemezseniz her şey sahada mahvolur. Spor yapmayan hiç bisiklete binmeyen bir görevli siz bisiklet ile giderken size nasıl su vereceğini bilemez, ya da o anda ihtiyacınızın ne olduğunu anlayamaz, hatta nasıl motive edeceğini bile bilemez, bunları yönetmek de başlı başına bir iştir. Ben de merak ile bu zorlukları nasıl aşacaklarını ve nasıl bir iş çıkaracaklarını görmek istiyordum.

Benim için Ekim ayına bir yarış koymak demek bütün yaz düzenli antrenman yapmak demek, bu yüzden bu yarış Türkiye’de bir ilk olmasa katılmazdım. Her ne kadar bu hedef yarışım değil keyfe giriyorum desem de 240 € vererek bir yarışa girince öyle aradan yarışayım diyemiyor insan açıkçası 🙂

Ben yarışa kayıt oldum ama Alptekin kayıt olmak istemedi, ben de tamam sen destek ekibi olarak gel o zaman dedim ve Turset’in hazırladığı paketlerden birini satın aldık. Doruk,  Alptekin ve ben ailece olayı ufak bir tatile dönüştürelim arada da yarış koşalım moduna geçtik. Gloria’nın Verde otelinde konaklayacaktık, bizim gibi birçok arkadaşımız da bu otelde kalacağı için öncelikli tercihimiz oldu, havaalanı transferleri (bisikletleri taşıma) de dahil olunca her şey çözülmüş oldu. Bu arada otelden çok memnun kaldık, personelin ilgisi, her konuya güler yüzle hızlıca çözüm bulmaları, çocukların çok rahat etmesi, denize yakınlığı ile bizim için çok iyi bir seçim oldu.

IMG_7350

IMG_7345

Yarış zamanı yaklaştıkça Alptekin de o kadar geliyorum bari bende yarışayım istedi ve o da kayıt oldu, arkasından Gökhan da kayıt olup çocukları ile gelme kararı alınca bizim ekip tamamlanmış oldu. Gökhan’nın 11 ve 7 yaşındaki oğulları ile bizim Doruk da çok iyi anlaştıkları için herkes için en ideal çözüm oluşmuş oldu.

Bu sene Ocak itibari ile orta mesafe triatlon antrenmanlarına düzenli bir şekilde hocam Fırat Dizman ile başlamıştık, benim için inanılmaz bir şanstır onun ile çalışmaya başlamak. İlk hedef yarışım Ağustos ayında Ironman Avrupa şampiyonası idi Almanya’da Wiesbaden şehrinde yapılan. Bu yarışın özelliği oldukça zor,  yokuşlu bir bisiklet parkurunun olması ve arkasına gene yokuşlu bir koşu parkurunun gelmesiydi. Böyle bir yarış seçince haliyle çok sağlam bir antrenman süreci geçirdim.  Ağustos ayında da yarışı keyifle istediğim gibi geçirdikten sonra tekrar antrenmanlara devam etmek hiç içimden gelmedi. Biraz dinlenme olanı koruma oluşan ufak tefek sorunları gidermeye çalışma derken geldi çattı ekim ayı. Bu seferde havaların soğuması  ve değişen iklime vücudumun bir türlü adapte olamaması ile motivasyonumu yitirdim. Bu dönemde yanımda olan birlikte antrenman yaptığım Jilda olmasa galiba daha zor olurdu benim için antrenman yapmak.  Bu kadar uzun soluklu bir hazırlık sürecinde keyifle güle oynaya antrenman yapacağın bir antrenman partneri gerçekten çok önemli.

IMG_7444

Yarış günü gelip çattığında en iyi derecemi çıkaracağım diye bir istek yerine eş dost muhabbet,  yarışayım geçsin yeter ki diye bir düşünce vardı içimde. Yarış parkurunda daha önce antrenman yapma şansım olmamıştı, normalde seçtiğim yarışlara hep çalışırım, eğim grafiğine bakarım ona göre bir hedef süre belirlerim. Bu yarışta o kadar çok bilinmeyen vardı ki bisiklet parkuru için hiç bir şey tahmin edemiyordum. Asfalt düzgün değil, çok yokuş var, teknik iniş var gibi bilgiler gelmişti önceden. Bu duyduklarımdan sonra anladığım temkinli ve dikkatli bisiklet kullanmam gerektiği oldu. Yarış öncesi havada fırtınalı olunca ben ciddi ciddi stres oldum.

IMG_7341

Yarıştan bir gün önce deniz kenarına indiğimde gördüğüm dalgalar beni dehşete düşürdü, böyle bir havada bu dalgalar ile benim değil yüzebilmem suya girebilmem bile imkansızdı. Yarış günü havanın daha güzel olacağı tahmin ediliyordu ama ben buna inanamıyordum. Yarış sabahı su çok dalgalı olursa yarışa girmeme kararı almıştım, o yüzden bir gün önce hiç yarışacak gibi bir havam yoktu. Yarış numaralarımızı almış hazırlıklarımızı yapmış bir şekilde Türkçe verilen briefe girdik.  Yarış hakkında detaylı briefi kendi ana dilimizde almak güzel oldu.

IMG_7344

IMG_7346

Sonrası tam bir koşturmaca. Çocukları ironkids yarışında koşturup, kırmızı koşu torbamızı bisikletten koşuya geçiş değişim alanına bırakıp (T2) arkasından bisikletleri bisiklet değişim alanına bırakıp (T1) mavi bisiklet torbamızı yerleştirip, yarış değişim simülasyonu yapıp denizi biraz seyredip otele dinlenmeye geçtik.IMG_7320

IMG_7337

IMG_7442

Akşam yemeğinde açık büfe de Meksika yemekleri gecesi yapmışlar, ben de bir severim bir severim ama tabiki yemedim ve  bol bol pilav makarna yedim sade, sossuz!!  Midem o kadar hassastır ki işi riske atmak istemedim. Tatlılardan dan da uzak durmaya çalışsam da dondurmalı çikolatalı sufle  yemeden olmadı, pişmanım biliyorum yapmamam gerekiyordu. Akşam erkenden yatmaya gittik saatlerin alarmını kuracakken bir arkadaşın uyarı mesajı ile kafamız karıştı ‘yarın saatlerinizin otomatik güncellemesini kapatın, tüm dünyada saatler bir saat geriye alınacak ama biz de değil.’ Yarış briefinde hiç bundan bahsetmemişlerdi acaba organizasyon farkında mıydı diye düşünmeye başladım. Arkadaşlarla uyanan diğerlerini uyandırsın diye birbirimizi tembihledik, otelin resepsiyonundan uyandırma istedik kendimize göre her şeyi sağlama alıp 5:00 da uyanmak üzere tüm hazırlıklarımızı yaptık. Gece çok rahat uyuduğum söylenemez, hafif tavşan uykusu ile sabah saat çalmadan bir uyandım saate baktım 4:00 gözüküyor, 1 saat daha var uyumaya devam derken bir baktım whatsup gurubunda yazışmalar başlamış herkes birbirine saat kaç diye soruyor, o sırada fark ettik ki saatler otomatik geriye almış saati, meğer akıllı telefonlar ve akıllı saatlere güven olmuyormuş. Zamanında kalkmayı başarıp kahvaltımızı yapıp son hazırlıkları tamamlayıp yarış başlangıç alanına giderken bizi güzel bir sürpriz bekliyordu.

IMG_7443

Bizim ufaklıkları Semin yarış başlangıcına getirmiş bizi bekliyorlardı. Onları görmek çok güzel oldu moral verdi.

IMG_7504

Yarış öncesi dostlarla fotoğrafları çekip deniz kenarına geçtik.

IMG_7393

IMG_7398

Deniz gene dalgalıydı ve fırtınadan rengi bildiğin kahverengiydi. Yarış öncesi suya girip yüzme denemesi yaptım acayip bulanık hiçbir şey gözükmüyor. Nasıl olacak bu iş derken, bir gece önce Nazlı ile konuşurken bana doğanın dengesinin akışına bırak kendini demişti, korkma. Suya girdim ve içimden hep bunu tekrarladım,
benim için bir yarış yoktu kendimi sadece akışa bırakacaktım.

IMG_7408
Fotoğraf Göksu Tugay Bilal

Yarış Rolling Start olacaktı yani toplu olarak çıkış yapılacak mattan geçtiğinde süre başlayacaktı. Herkes yüzme etabı tahmini bitiriş süresine göre suya girdi ben 40 dakika sürede yüzeceğimi tahmin edip arkadan başladım. Yüzme etabı beni hep korkuttuğu ve kalabalık içinde yüzemediğim için amacım sakin sakin arkadan gitmekti. Sol taraftan nefes aldığım için en soldan çıkış yaptım ve nefes aldığım tarafta kimsenin olmamasını sağladım.

IMG_7409
Fotoğraf Göksu Tugay Bilal

Dubalara biraz uzak yüzsem de en azından panik olmadan yüzebildim, ritme oturduktan sonra da sorun olmadan sakin sakin parkuru tamamladım. Bu arada dalgalardan dubaları görmekte zorluk çeksem de en arkadan girdiğim için önümde çok fazla kafa vardı, yönümü bulmakta zorluk çekmedim. Parkurun bir kısmında karaya çıkıp tekrar suya girmesi, çok açılmadan iki tur olması benim hoşuma gitti. 37 dakika da sudan çıktığımda epey şaşırdım, benim için inanılmaz iyi bir süreydi. Sonradan öğrendim ki parkur 200 m kısa imiş.

Yüzme etabı bittiğinde son derece mutlu oldum gerisi kolaydı benim için. İlk değişim alanı epey uzun olduğu için burada 4 dakika 35 saniye vakit kaybetmişim.  Bisikletimin üstüne çıkıp binmeye başladığımda dünyalar benim oldu. Ne zaman bisiklete çıksam gitmeye başlasam, etrafımda stres olacağım bir etken de yoksa acayip mutlu oluyorum, hep bir şükretme hali içerisinde kullanıyorum bisikleti. Gene öyle oldu mutlu mesut ağzım kulaklarımda geçti bisiklet etabı. Yokuş etabının sonuna doğru yokuş aşağı inen biri düşmüş. Onu ambulansa konulurken görünce biraz moralim bozuldu, yokuş çıkmalar bitip inişler başlayınca çok temkinli inmeye başladım aşağıya. İnerken sarsıntıdan iki defa alet çantam yerinden çıktı, durmak zorunda kaldım ama keyfim hep yerindeydi. Tüm o antrenmanları zaten sırf bu parkurda keyifli keyifli yarışmak için yapmıştım, bu fırsatı hayatta kaçırmazdım. Bisiklet parkurunun en güzel tarafı geçtiğimiz köylerden aldığımız tezahürattı. Dünya tatlısı çocuklar yarış numaralarımızdaki Türk bayraklarını görünce ‘Türkiye Türkiye’ diye bağırıyor alkışlıyorlardı. Böyle destekçiler varken, kötü yarış çıkarılmazdı. Bir de yarışta çok fazla arkadaşımızın olması onlarla yan yana geldiğimizde birbirimizi motive etmemiz de çok güzel bir duyguydu. Yurt dışındaki yarışlarda gerçekten çok yalnız yarışıyoruz bunları düşününce.

Bisiklet etabı biterken ben de hızlanmaya başlamıştım sonlara doğru bara yatıp hızı sabitleyip olabildiğince hızlı yarışı bitirdim, 3 saat 4 dakika.

Bisikleti bırakıp koşu etabına başladığımda kendimi biraz yorgun hissediyordum. Etabı gözümde büyütmeyip mesafeyi unuttum. Eğlenmeye devam et!

Fotoğraf Göksu Tugay Bilal
Fotoğraf Göksu Tugay Bilal

Koşu parkuru çok kolay olmadı, parkuru şehrin içinden geçirdikleri için de yerler taş zemin, bisiklet üzerine dizlerim hiç sevmedi taş zemini ağrımaya başladı. Şehirden çıkınca asfalt yoldan devam etti parkur otellerin önlerinden geçerek, en güzel kesimi ise golf sahasının içindeki kısmıydı ama o da çok kısa sürdü. İlk tur bitiminde stadın içine girdik, kalabalığın coşkusu, sevdiğimiz insanların tezahüratı çok ama çok güzel geldi.

aysin4
Fotoğraf Mehmet Vanlı

Orada bir coştum havaya girdim hızlandım, kalabalığın azalması ile de yavaşladım. Bir önceki yarışımda da bu yarışımda da aynı şey oldu 14-17 arası vücudum uyumuş, hızım epey yavaşlamış. Yarışın gönüllüleri bu yarış en güzel tarafıydı, her istasyonda adımla seslenip ‘Ayşin abla çok iyi gidiyorsun’ demeleri acayip motive ediciydi, İyi ki varlardı! Yarış onlarla 2 kat güzel oldu. Yarışın son kilometrelerinde bir canlandım,  bir havaya girdim; son düzlüğe geldiğimde hızım 3 pace idi. Epey eğlenceli bitişe girdim. Sağda solda kim var görmedim bile.

Koşu zamanım 1 saat 50 dakika!

IMG_7424
Fotoğraf Mehmet Vanlı

Yarış bitip sonuçlara bakınca yaş kategorimde 6. olarak bitirdiğimi öğrendim. 5 saat 39 dakika ile bisikletten dördüncü çıkıp, koşuda altıncılığa gerilediğimi görünce şaşırdım. Yarışırken o kadar üst sıralarda olduğumu hiç fark etmemiştim. Bu arada bu mesafedeki en iyi derecemi de 5dakika iyileştirmiş oldum. Farklı parkurlar kıyas olmasa da kendimdeki gelişimi görmek inanılmaz mutluluk verici. Her şey için Fırat Dizman’a çok teşekkürler.

Organizasyon genel olarak oldukça iyiydi, geliştirilmesi gereken ufak tefek yönler olsa da, yarışta olmaktan çok keyif aldım, emeği geçenlere çok teşekkürler.

IMG_7413

Reklamlar

Gloria Ironman Turkey” üzerine 4 yorum

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s