Yeniden Antalya Orta Mesafe Triatlon Yarışı 2-Mayıs-2015

yüzme etabını beklerken.

1,900m yüzecek, 90km bisiklete binecek ve 21km koşacaktım…Çok keyifle başladım yarışa, ilk defa yüzme etabında panik olmadım normal tempoda hiç durmadan yüzmeyi başardım.

Yüzme Etabı başlangıcı

Bisiklete geçtim, yavaş başladım güzel güzel beslendim, sonra tempoma oturdum, tempoyu düşürmeden hafif hafif arttırdım, niyetim 3 tur olan bisiklet etabının son turu hızı biraz daha arttırmaktı ama 53.km de daha ikinci turu bile bitiremeden lastik patlattım, içimden sorun değil dert etme hemen değiştir devam dedim, lastiği çıkardım, iç lastiği çıkardım, yedek lastiği aldım hafif şişirdim ve jantın içine koydum ve o da ne!! Yedek iç lastiğimin sibopu profil jant için kısa, pompa ile şişiremiyorum, uzatması da yanımda değil!!

t1

O an beynimden aşağı kaynar sular döküldü ve gözlerim dolu dolu oldu, böyle saçma bir sebepten yarışı bırakamazdım. Yanıma gelen hakeme durumu anlattım,  ‘yapacak bir şey yok’ dedi, ‘yarışta dışarıdan yardım alamazsın’. Bende ‘beni diskalifiye et hiç sorun değil ama yarışa devam etmek istiyorum lütfen bana uzun siboplu iç lastik bulalım’ dedim, hakem yardımcı olmaya çalıştı, çok uğraştık ama iç lastik bulamadık ve yarışı bırakmak zorunda kaldım… Bazen işler planladığın gibi gitmez, çok istersin ama olmaz, başladığın işi yarım bırakmak zorunda kalabilirsin, benim de başıma bu yarışta geldi ne yapalım kısmet…

antalya half

Otele yakın bir yerde patladığı için yürüyerek otele geldim, odaya girdiğimde Doruk  odadaydı, beni görünce erken gelmişsin diye sevindi, sonra ağlamaklı yüzümü görünce niye erken geldin diye sordu. Anlattım, ben üzülüyorum diye oda üzüldü… Sabah saat 6 da yarış başlangıç bölgesine giderken Doruk’u uyandıramamıştım, planda onu otel de odada bırakmak yoktu aslında, benimle beraber yarış alanına gelecek yarışı takip edecekti, sabah uyandıramayınca çok panik oldum. Onu yalnız bırakıp nasıl gideceğim bunu hiç konuşmamıştık diye. Sonra ona bir not bıraktım, resepsiyona tembih ettim aşağıya inerse ilgilenin diye ve yarışa gittim. Yarış alanı keyifli hoş falan ama benim içimde bir tedirginlik var Doruk tek başına odada diye. Yarışlarıma oğlum ile gitmeyi sevmiyorum aslında onunla ilgilenemiyorum, stresli oluyorum. Bu sefer Doruk’u bırakabileceğim kimse olmadığı için onu getirmek dışında şansım yoktu. Bizimki notu okumuş bıraktığım yemeği yemiş, yarış alanına nasıl gideceğini bir türlü çözemediği için odadan dışarı çıkmamış ve beni odada beklemeye karar vermiş, yarışı erken bitirmem ona yaradı anlayacağınız, belki de o çekti beni kim bilir.

Evli, çocuklu, çalışan bir sporcu olmak zor iş anlayacağınız, o kadar çok denklem var ki çözmeniz gereken, bir de triatlon gibi üç branşı da barındıran bir spor yapıyorsanız bu iş bir kat daha zorlaşıyor.

Fotoğraflar Uğur Aydınlı
Fotoğraflar Uğur Aydınlı
Reklamlar

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s