Antalya da Muhteşem Yarış

Antalya Olimpik Triatlon

10302641_760091427355733_4696126596973200432_n

 

2014 yılı Triatlon federasyonu yarışlarını takip etme kararı alınca puanlı yarışlara girip yaş kategorimde Türkiye Şampiyonu olmak için mücadele etme kararını da vermiş oldum.  Yaş kategorimde en fazla 3 kişi yarıştığımız için kürsü garantili yarışsam da benim için önemli olan derecelerimi ve yarış tecrübemi arttırmaktı aslında.

Türkiye Şampiyonu olabilmek için federasyonun düzenlediği 2 olimpik 2 sprint mesafe yarışına katılıp puan almam gerekiyordu. Rotterdam maratonu ile aynı güne denk geldiği için Taşucu olimpik yarışını kaçırınca Antalya yarışına girmem şart olmuştu. Zaman olarak öyle ters bir zamandı ki benim için hem Doruk’un okulunun sınav haftasına denk gelmesi hem üst üste 3 hafta sonudur bir yerlerde olmam hem de hiç triatlon antrenmanı yapmamış olmam beni çok zorluyordu. Neredeyse 6 aydır ne yüzmüştüm ne de bisiklete binmiştim, tek yaptığım koşmaktı. Yüzme özürlü bir insan olduğum için 1,500 m nasıl yüzeceğim derdi sarmıştı beni. Bisiklet bir şekilde çıkardı, koşu ise çok rahattı rahat olmasına ama bisiklet üstüne koşarak acı çekeceğim belliydi.

Alptekin bir önceki hafta yapılan Kıbrıs yarı mesafe triatlonunda yarışacağı için bu yarışa katılmama kararı almıştı, bizim Babaeski takımından neredeyse herkes aynı kararı vermiş Kıbrıs yarışını tercih etmişti. Takımdan Hürol, Ateş ve son dakika işlerini ayarlayan Hakan ile beraber kalmıştık. İstanbul’dan itibaren hafif bir korku vardı içimde bisikleti nasıl söküp taşıyacağım, hadi söktüm Antalya da nasıl toplayacağım korkusu. Triatlon yarışlarına gitmenin en zor kısmı bisikleti söküp zarar görmemesini sağlayarak tekrar toplama kısmı diyebilirim, gerçekten çok meşakkatli. 1 Mayıs günü bisikletimi alıp Caddebostan sahile gidip şöyle bir bineyim vitesleri hatırlayım bir sorun varsa bakayım diye yarım saatlik bir biniş yaptım. Her şey kontrol altında hala çevirebiliyorum sorun yok deyip Özlem ve Muna ile taichi yapmaya parka gittim. Son dönemler de oldukça ilgimi çeken taichi hareketlerini hafifinden denedik beraber, bir huzurlu bir güzel… Sonrasında beraber hoş sohbet muhabbet kahvaltı yaptık ve benim bisikletimi yolculuk için hazırladık. Üzerimden ağır bir yük kalkmıştı bisikletim hazırdı, eve gelip valizi da hazırlayınca iyiden iyiye girmiştim yarış havasına.

Gerçi bel ağrım bir türlü açılmayan tıkalı olan kulağım ile nasıl yarışacağım derdi de vardı içimde ama artık her şeyi akışına bırakmıştım ve olduğu kadar diyordum.

Cuma günü Antalya ya gelip otele yerleştim, bisikleti toplama kısmına Hürol ve Hakan yardım etti ve beraber kısa bir tur attık, dönme çalıştık. Tek derdim rüzgârlı havada, soğuk ve dalgalı denizde nasıl yüzeceğimdi, teknik toplantı arkasından numaraların alınması, dostlar ile sohbet derken akşam oldu.

10308258_10152215493163964_6012987166475313301_n

Gece saat 4 de uyandım ve bir daha uyuyamadım yüzme etabı kâbus gibi hep aklımdaydı, ‘nasıl yüzeceğim,  ya çok üşürsem,  ya dalga olursa ne yapacağım, niye wetsuit getirmedim ki, giysem ne güzel olurdu ki’ gibi düşünceler ile sabahı buldum. Gayet heyecanlı bir şekilde kahvaltıya indim Ateş ve Hakan ile kahvaltımızı yaptık ve yarış alanına gittik. Güzel rüzgarsız bir hava sakin bir deniz karşıladı bizi…Misss…. Havayı böyle görünce keyfim yerine geldi. Yarış numaralarımızı yazdırdık, yarış alanına eşyalarımızı koyduk ve başladık beklemeye.

1526715_10152216914428964_7104272951036808422_n

Yarış başladığında benim için hep sorunlu olan yüzme kısmı garip bir şekilde sorunsuz ilerliyordu arada bir kurbaya geçip bir iki soluklanıp tekrar başlıyordum serbest yüzmeye, bir müddet sonra tempo oturdu ve rahat rahat soluklanmadan yüzmeye başladım.

1013868_760091700689039_8542157494821714124_n

Yüzme etabı bittiğinde saatime baktığımda  1,500 metreyi 33 dakika da yüzdüğümü gördüm ki bu benim için inanılmaz iyi bir derece, bir de 6 aydır yüzmediğimi düşünürsek ballı kaymak.

10336632_760156824015860_6989147207359154716_n

Çok hızlı bir şekilde bisiklet etabına geçtim  8 turdan oluşan 40km lik parkur nasıl bitecek derken Seher ile beraber arada Sera ve Carole’e de takılarak gayet güzel bir hız ile hiç zorlanmadan keyifle çevirdik. 1 saat 18 dakika ile bitti bisiklet etabı. Koşu etabına geçtiğimizde hava gerçekten çok sıcak olmuştu. Sıcak ve fazla beslenememek beni biraz güçsüz düşürdüğünden koşu etabında istediğim gibi gidemedim. Gerçi bisiklet üzerine koşmak beni hep bir şekilde zorluyor oluyor, parkurda 1,5km uzun olunca koşu etabı biraz uzun sürdü 11,5 kilometre 58dk . Toplamda da 2 saat 53 dakikada bitirdim yarışı.

10173518_760487190649490_4298914608055110703_n

Acayip mutlu oldum, bu kadar antrenmansızken böyle bir sonuç elde etmek şahaneydi.

1505352_760606700637539_8750561248871196284_n

Kürsüde sevdiğim arkadaşım Dilek ile beraber olmak da ayrı güzeldi.  40-49 yaş kategorisinde birinci olmuştum ve bir macera daha bitmişti ama hafta sonu bitmemiş, sırada pazar günü koşulacak Wings for Life World Run için Alanya’ya gitmek ve koşmak vardı.

 

 

Reklamlar

Wings For Life World Run

      Koşamayanlar için Koştuk

Redbul Sayfasından-Nuri Yılmazer
Redbul Sayfasından-Nuri Yılmazer

4 Mayıs günü Alanya da koşamayanlar için koşup İstanbul’a geldiğim sabah, e-mail kutuma düşen bu mesaj bana ne iyi yapmışım da gitmişim ve koşmuşum dedirtti.

Dünyada ilk kez düzenlenen Wings for Life World Run’a katıldığın için, sana en samimi duygularımla TEŞEKKÜR EDERİM.

Bu yarışla birlikte ne kadar harika bir yolculuğa çıktık. Senin muhteşem desteğin ve güzel ruhun, bizi amacımıza, yani omurilik sakatlığına çare bulmaya bir adım daha yaklaştırdı. Birlikte bunu başarabiliriz!

Toplanan 3.000.000 €’nun %100’ü, yaşamlarını omurilik araştırmalarına adamış bilim insanlarına – bir fark yaratabilecek insanlara verilecek.

Bizimle kal – Gelecek yıl düzenlenecek Wings for Life World Run 2015’te seni tekrar aramızda görmek için sabırsızlanıyoruz.

Çok teşekkür ederiz!

Yarış kayıtları açılır açılmaz bu yarışa ilk kayıt olanlardan biriyimdir herhalde, tüm dünya ile aynı anda koşuya başlamak ve arkadan gelen bir araca yakalanmamaya çalışma fikri çok hoşuma gitmişti. Tabi bir de tüm yarış gelirlerinin güzel bir amaç için kullanılması ve benim de bunun bir parçası olmam şahane olacaktı.

 

Redbull sayfasından
Redbull sayfasından

Alanya’nın da aralarında bulunduğu, 13 farklı zaman dilimindeki 34 kentte aynı anda (4 Mayıs Pazar, TSİ 13:00) koşulan Wings For Life Dünya Koşusu’nda 35 bin 397 atlet mücadele etti.  Starttan yarım saat sonra 15, 20 ve 25 kilometrelik sabit hızlarla ilerleyen takip aracına yakalanana kadar süren yarışta, Alanya da binin üzerinde katılımcı 25 derece sıcakta ve zor parkurda mücadele verdi. Alanya kent merkezinde başlayıp sahilden Antalya’ya doğru koşulan parkurda benim de bir hikâyem vardı.

Cumartesi günü tüm enerjimi Antalya Olimpik Triatlonuna katılıp orada harcadığım için Pazar günü yarışına sadece ağrıyan kaslar, tutulmuş bel, kıpırdamakta zorluk çeken boynum kalmıştı, tabi bu arada yaptığım onca harekete rağmen açılmayan tıkalı olan kulağım da aynı şekilde duruyordu. Hürol ve Hakan ile cumartesi yarıştan sonra birlikte toparlandık ve Alanya’ya hareket ettik. Hepimizin keyfi güzel geçen yarıştan ötürü yerindeydi. Pazar sabahın 6:30 da Hürol’un haydi bisiklete biniyoruz bu güzel asfalt kaçmaz demesi ile bisiklet ile düştük Alanya Antalya yoluna.  Son altı ay içerisinde hiç bisiklete binmeyen bana yarışta çevirdiğim 40km yetmişti ve 1 saatten fazla pedal basacak gücüm yoktu. Hakan da bana uyunca Hürol’u 3 saatlik bisiklet binişi ile baş başa bırakıp 1 saat sonunda döndük tekrar otelimize. Dünden beri doymak nedir bilmediğimiz için güzel yemek yenecek bir yer bulup bir şeyler yedik,  numaralarımızı aldık ve başladık beklemeye, yarış saat 13:30 başlayacaktı, etrafta bir sürü koşucu vardı. Hakan ve Hürol ile beraber koşalım, kopmadan orta tempo 15km kadar koşar bırakırız diye plan yaptık. Yarış alanına geldiğimiz de tam bir festival havası vardı, müzik, kalabalık rengârenk güzel bir sürü koşucu. Hürol’u bir ara kaybettik biz Hakan ile başladık koşmaya, bir iddiamız da olmadığı için arkalardaydık.  Yavaş yavaş ilerlerken hafif tempoya başladık, beraber konuşma temposunda yavaş yavaş kalabalığı arkada bırakarak ilerledik. İlerledikçe ön grubu görmeye başladık, arkamızdaki koşucular artarken önümüzdeki koşucular gitgide azalıyordu. Hakan ile biraz şaşkındık, çok eforlu koşmuyorduk ama ön gruba gitgide yaklaşıyorduk. Tempoyu hiç bozmadan 15km ye kadar geldik, Hakan ben bırakıyım burada dünden yorgunum zorla mıyım dedi, ben de önde gördüğüm Bakiye’nin yanına gideyim onun ile biraz koşarım belki dedim ve ayrıldım Hakan’dan. Bakiye nin yanına geldim, oda yavaşlamaya başlamıştı, onu geçip ilerledim. Hadi 20km koşayım bari deyip aynı tempoda yalnız ilerlemeye başladım. O sırada Konya mastırlarından Erdoğan Kibar ile yan yana geldik ve konuşmaya başladık, ondan kadınlar içinde ayrı değerlendirme yapılacağını ve ilk 3 çıkacağını öğrendim. Hâlbuki ben sadece tüm katılımcıların ilk üçü olacak kadınlar ayrı erkekler ayrı değerlendirilmeyecek zannediyordum.  Bunu duyunca acaba önde kaç kadın var diye düşündüm, arkadan başladığım için önde kimler var bilmiyordum, yarışa kimler katıldı onu bile incelememiştim. Bu koşuyu bir yarış olarak bakmamış güzel bir koşu organizasyonunda yer almak motivasyonu ile gelmiştim. Bu haberi alınca ben biraz hızlanayım o zaman deyip ayrıldım Erdoğan’dan. Merak içinde koşuyordum acaba kaçıncıyım önde kaç kadın var diye. Yarış benim için o noktadan itibaren başladı yaklaşık 17 km civarı. Hızlana hızlana giderken bisikletçi çocuklar geldi onları görünce arabanın yakınlaştığını anladım. Önde koşan koşucuları sürekli yakalayarak koşuyordum ama hiç kadın koşucu geçmiyordum. Bir ara yanda bekleyen jandarmalara dayanamadım sordum ‘önde kaç kadın vardı’ diye. Onlarda var bir iki kişi dedi. Allah Allah diyordum ben hızlı değilim niye önde az kadın var, benim için inanılması çok zor bir durumdu. 22 km civarı arkada arabayı gördüm. Hızlanayım bari güçlü bir finish olur dedim içimden ama o öyle olmadı yavaşladım ve bitti yarış. Alıştığımız finishlere benzemiyordu alkışlayan yoktu, kendini kahraman gibi değil ‘loser’ gibi hissediyordum, bitirmiş değil de kaybetmiş gibi.

Redbull sayfasından
Redbull sayfasından

Arkadan gelen Atakan ile km ye gidelim geri dönmeyelim diye konuştuk yürümek yerine ambulanstan rica ettik bizi 25km ye getirdi bıraktı. Orada yakalanmış koşuculardan biri Asım Çetin ve yabancı bir kadındı. O kadını görünce moralim bozuldu biraz. Önde kesin fazla kadın vardır diyordum içimden üçüncülük bana düşmez. Asım hocaya sordum oda sadece Svetlana var dedi. Hala yok canım diyordum bu kadar az olamaz. 25.km de bekleyen otobüslere binip start alanına döndük, gider gitmez oradaki görevlilerden kadınlarda da ilk üçe ödül verileceği bilgisini teyit ettim ama kaçıncı olduğumu öğrenemedim. Acayip mutlu mesut otele gidip temizlenip, Hakan ve Hürol ile buluştum onlara galiba üçüncü oldum diyordum, hiç birimiz bu duruma inanamıyorduk.  Şaka gibi bir durumdu, Hakan ile beraber koşmasak daha yavaş koşardım, hatta daha az koşacağım diye yanıma yiyecek jel bile almamıştım. Tamamen akışa bırakılmış bir koşuda dereceye girmek tam anlamı ile şanstı.

Ödül töreni için tekrar yarış alanına geldiğimizde eski dağcılık dönemimden arkadaşlarım Evren ve Uğur’a rastladım onlar bana üçüncü olmuşsun tebrik ederiz deyince o zaman anladım ki gerçekten üçüncü olmuşum. Tüm kış koşu antrenmanı yapmanın karşılığını Rotterdam maratonunda alamamıştım ama onun dışında girdiğim her yarışta almaya başlamıştım, neymiş çalışan her zaman kazanırmışşş 😉

fotograf (18)

Sadece orada olmak istediğim bir organizasyona katılıp, bunun onurunu yaşarken bir de derece yapmak beni inanılmaz mutlu etti.. Türkiye’nin en iyi koşucuları ile aynı podyumu paylaşıyor olmak bana bir işaret gibiydi. Erkeklerde  Murat Kaya birinci (53,93km), Oleg Kharitonov ikinci (54,45km), Ahmet Arslan üçüncü oldu (48,38km), Kadınlarda ise  Svetlana Shepeleva  birinci (48,29 km), Charlotte Kellum ikinci (24,67km) ve ben üçüncü oldum (22,34 km).  Cumartesi 1,500m yüzüp, 40km bisiklete binip üzerine 10km koşmuştum tam 2 saat 53 dakika da, bir ertesi gün bu derece çıkıyorsa eğer daha neler çıkar neler 🙂

Ödül Töreni

Doruk; Anne kaçıncı oldun?

Anne: Üçüncü oldum oğlum,

Doruk: Yaş kategorisinde mi?

Anne: Hayır genelde

Doruk: Hadii yaaaa

Doruk ile yaptığımız klasik yarış sonrası diyaloğudur bu tek bir farkla ikinci soruya hep Evet derdim 🙂

Bir de bronz madalyam olsa idi güzel bir yarış hatırası olacaktı.

Yeryüzü Aşkına

Adsız ek 00007

Cyprus April Joke  2014  Middle Distance Triathlon -Kıbrıs Nisan Şakası 2014 Orta Mesafe Triatlon yarışı

Neden nisan şakası biliyor musunuz? Bisiklet etabında da koşu etabında da öyle bir yokuş var ki şaka gibi bir parkur, olsa olsa Nisan şakası 🙂

1,900m yüzme, 90km bisiklet ve 21km koşu dan oluşan orta mesafe triatlon yarışına sezonun başında hiç bisiklete binmemişken girmeyi  düşünmeyeceğim için bayrak yarışı yapalım deyince arkadaşlarım hemen atladım ve 6 ay öncesinden Kıbrıs uçak biletlerini almış oldum. İki yıl önce Kemal Merkit anısına yapılan yarışmaya katılamadığım için de içimde kalmıştı. Özlem yüzme, Muna bisiklet etabını yapacak ben de koşacaktım. Tek isteğimiz vardı eğlenmek ve yapabileceğimizin en iyisini strese girmeden yapmak.

Yarış için özel bir hazırlık yapmamıştım, zaten iki hafta önce maraton koşmuştum, onun için yaptığım bir hazırlık vardı ama yarış sonrası vücudum tam toplamamış, arkasına İznik Ultra yarışının hazırlıkları içinde dinlenememiş, bir de üstüne hasta olmuştum. Yarış öncesi Muna bir işi çıktığı için gelemeyeceğini söyleyince biz de Özlem ile gitsek mi gitmesek mi diye tereddütte kaldık. En sonunda da bunu yarış değil de Kıbrıs tatili olarak konumlayıp düştük yola. İkimizde çok rahat çok keyifliydik. Kıbrıs’a gittiğimizde güzel sıcak bir hava karşıladı bizi, yorgundum hastaydım ama keyfim yerindeydi. İstanbul’dan da bir sürü dost vardı.

Adsız ek 00001

Otele yerleşmemiz ile kumsala yerleşmemiz neredeyse bir oldu.  Hava o kadar güzeldi ki yarışa kadar kumsaldan hiç ayrılamadık, diğer arkadaşlar koşup bisiklete binerken biz kumsalda bol bol güneşlendik.

Adsız ek 00004

Takımımızın eksik bisikletçisini de bulunca yarışa girmede garantilendi. Gökhan full yapacakken bizi kırmadı ve bisiklet etabına bizle yarışmaya karar verdi. ‘Yeryüzü Aşkına Team Merkit’ yarışmaya hazırdı.

Adsız ek 00013

27 Nisan yarış sabahı 8 de yarışma yüzme etabı ile başladı. Hava enfesti, su dalgasızdı, rüzgar yoktu. Su sıcaklığı oldukça iyi idi. Özlem ve yaklaşık 100 kişi başladılar yüzmeye, yarış başlama stresi ve bende suya girme stresi olduğu için, iyi ki yüzen ben değilim dedim içimden.

Adsız ek 00010

Özlem şahane bir başlangıç yaptı ve 41 dk gibi  bir süre de bitirdi yüzme etabını, yüzme etabı biraz uzundu.

Adsız ek 00016

Gökhan bisiklet etabının başında Özlemi karşıladı ve bisiklete başladı. Açıkçası bisiklet etabında öyle bir yokuş vardı ki iyi ki bisiklete binen de ben değilim  de dedim içimden 🙂

Adsız ek 00219

Özlem ile hazırlanıp Gökhan’ı seyretmeye parkurun başına gittik, 3 tur atacakları parkurun dönüş noktasında beklemeye başladık.

Adsız ek 00222

Yarışan neredeyse tüm yarışmacılarını tanıyıp yarışı da dışarıdan izlemek çok keyifli oldu bizim için. Bir Kıbrıslı sporcuları tanımıyorduk, onları da sağ olsun organizasyon gönüllüleri ile konuşarak tanıdık. Organizasyon tamamen gönüllülerin emeği ve özverisi ile son derece keyifle ilerliyordu. Çok şeker cana yakın samimi insanlardı. Onları da bu vesile ile tanımak çok hoş oldu. Bisikletçimiz Gökhan Kıbrıs’a geldiğinden beri 3 günde 310 km bisiklete bindiği için yorgundu, o yüzden ondan çok iyi bir performans beklemiyorduk ama canavar çıktı, hiç beklemediğimiz bir şekilde iyi gidiyordu.

Adsız ek 00022

90 km’lik parkurda 900 m irtifa alarak 2 saat 56dk da bitirdi parkuru ve bana verdi bayrağı 😉

Adsız ek 00225

Benim etabım öğle sıcağına ve güneşe kalmıştı. Yarış öncesi stratejimi yapmıştım orta tempoda nabzımı çok çıkartmadan koşacaktım parkuru, tek dikkat edeceğimde arkamdan gelenlere geçilmeden 4 turu bitirmekti.

Adsız ek 00228

Koşu parkuru yokuşlu ve zordu ama manzaralar o kadar güzeldi ki koşmaktan çok keyif aldım, turları tamamlarken tanıdık yüzleri görmek onlar ile konuşup şakalaşmak güzel oluyordu. Midem hala iyileşmediği için yarış boyunca sadece bir jel alabildim, onu bile kaldırmadı midem. Keyifle başladığım koşu keyifle 1 saat 50 dk da bitti.

Adsız ek 00231

Takımın toplam derecesi de 5 saat 31dk oldu. Bir yarış daha eğlenceli keyifli bir şekilde bitmiş oldu. Böyle zorlu bir parkurda sezon başında takım olarak koşmak ayrı güzeldi.

Adsız ek 00234

Aklınızda gönlünüzde bir 70,3 orta mesafe triatlon yarışına girme fikri varsa ve kim korkar yokuştan derseniz kesinlikle gelin katılın bu yarışa derim.

Adsız ek 00025

Yarış hakkında bilgi için http://www.ncytriathlonfed.org/