Yarış Öncesi

Cumhuriyet Kupası Orta Mesafe Triatlon Yarışı

1,900m yüzme 90km bisiklet ve 21km koşuyu arka arkaya yapmaya orta mesafe triatlon, buna yapanlara da ‘half ironman yani yarım demiradam’ deniyor. Tamı da hepsinin iki katı oluyor, koşanlara göre de iki yarım bir tam yapmıyor. 🙂

Aysin Bitişe Girerken

Triatlon Federasyonunun bu seneki takviminde Antalya Konyaaltı’nda bu mesafelerde bir yarış olduğunu görünce ilk başta hiç üstüme alınmadım, gerek tarih itibari ile gerek mesafeleri ile hiç yapabileceğimi düşündüğüm bir yarış değildi. Ta ki Kuşadası Triatlonunu bitirene kadar. Kuşadası yarışından sonra bir güven geldi ve ‘o soğuk hava da o suya girip yüzdü isem her şeyi yaparım’ dedim kendime ve siteye girip kaydoldum. İki yarış arasında sadece 2 hafta vardı, benim hazırlanacak sürem yoktu ama zaten temelde yaptığım bir antrenmanım vardı ve o antrenman en iyi yarış derecemi çıkarmaz ama yarışı bitirmemi sağlardı. Amaç belli idi yarışı güle oynaya bitirmek.

Cuma gecesi arabalar ile yola çıkıp cumartesi sabaha karşı Antalya ya geldik, kısa bir dinlenmenin üstüne bisikletlerimiz ile ilgilenip kısa bir biniş gerçekleştirdik, şansımıza hava çok güzeldi, güneşli mis gibi Antalya havası…

Akşam teknik toplantı, sonrası hazırlık ve pazar sabahı saat 5:45 kalkış. Tüm arkadaşlar güzel bir kahvaltı ve eğlenceli sohbetin ardından yarış alanına geçip numaralarımızı alıp eşyalarımızı değişim alanına yerleştirdik ve 8:00 da başlayacak yarışı beklemeye başladık. Yarış Öncesi

3 Heyecan gerçekten çok fazla idi, ‘1,900m nasıl yüzeceğim? panik olacak mıyım?’ soruları kafamda dolaşıp duruyordu, bir yüzmeden çıkayım gerisi kolay diyordum ama 90km bisikletin üstüne koşu nasıl olacak diye de endişelenmeden duramıyordum. Yaklaşık 100 katılımcı vardı yarışta çoğuda tanıdık arkadaş idi. Eş dost arkadaş hep beraber antrenman yapar gibi hissettim kendimi.

Düdük çaldı ve yarış başladı, gayet güzel kafamı suya soktum ve yüzmeye başladım, bu sefer bu iş tamam panik olmadan yüzmeyi başaracağım derken, hoopp arkamdan pata küte gelen bir yüzücünün, önce dirsek, sonra tekmesine maruz kalınca bir de su yutunca beni gene aldı bir panik. Yüzmeyi bıraktım ve kalabalığın gitmesini bekledim. Biraz sırt üstü yüzüp sakinledim ve nefesimi düzenledim, sonra dedim bu yarış böyle bitmez haydi başla yüzmeye, hafif panik bir halde başladım yüzmeye, stresim geçip keyif almaya başladığımda parkurun üçte biri bitmişti. Sonlara doğru mide bulantısı, çıkışa doğru baş dönmesi dışında yüzme etabı sorunsuz geçti ve  38dk 45sn ile bitmiş oldu.

Yüzme Etabı Başlarken
Fotoğraf: Onur Şentürk

Hemen koşturarak değişim alanına geçtim. Ağzımdaki tuzlu sudan kurtulmak için su içtim, arkasından enerji içeceği sonra bir enerji jeli içip çorabı giyip ayakkabıları giyip kaskımı takıp gözlüğümü takıp bisikletimin üstüne çıktığımda tam 3dk 9sn geçmişti.

Değişim Alanı
Fotoğraf: Onur Şentürk

Bisiklete geçince hemen hızlanamadım, biraz ağzıma yiyecek bir şeyler attım su içemeye devam ettim sakinledim ve tempo yapmaya başladım. Bisiklet üstünde yemek için kendime powerbar ın energy blast adını verdiği jelibon şeklindeki şekerlerinden koymuştum, öyle keyifli yedim ki onları, bir paketi 220kcl idi 2 paket bitirdim. Bir de bisiklet çantama dilim dilim kesip koyduğum 2 paket ‘mule bar’ enerji barını yeyince beslenmem tam oldu. Toplamda 1000 kalori aldım tüm bisiklet etabı boyunca. Bisiklet etabı Konyaaltının 16 numaralı plajından başlıyor deniz kenarından Kemer yoluna doğru devam ediyor, çıkışlar bitince geri dönüyor ve bu sefer diğer istikamete doğru ilerliyordu. 30km lik 3 tur yapılmıştı. Manzara muhteşem asfalt güzeldi, hava da şansımıza çok rüzgarlı değildi. Önce biraz düz ilerliyor, sonra tırmanmalar başlıyordu. Tırmanış etapları korktuğum gibi değildi, inişli çıkışlı keyifli bir parkurdu. 3 turun toplamında da yaklaşık 500m tırmanış vardı. Bisiklet etabını 3 saat 25dk da bitirdim.

Bu 3 saat nasıl geçti anlamadım öylesine keyif aldım ki bisiklete binmekten, genelde tek başıma çeviriyordum ama hep yanımdan birileri geçiyordu. Süre olarak daha iyisini yapabilirdim ama canım hiç kendimi zorlamak istemiyordu, hep gezinti modunda ilerledim, böyle olunca koşuya da enerjim kalmış oldu. Bisikletimi bırakıp koşu ayakkabısını giyip koşuya başlamam 1dk 47sn sürdü. Koşu etabı başladığında tam öğle sıcağı başlamıştı, hava gerçekten sıcaktı.  Benden önce koşuya başlayanların çoğu sıcaktan dağılmış gözüküyordu. Koşuda vücudumu, neyi yapıp, neyi yapamayacağımı çok iyi tanıdığımdan baştan belirlediğim stratejiyi hiç değiştirmeden aynen uyguladım. 5:15 pace ile başlayıp ilerlemek gücüm yeterse son 7 km de hızlanarak bitirmekti amacım.Bisiklet Etabı

Bisikletten koşuya geçince vücut ne kadar hızlı gittiğini anlamadan çok çabuk hızlanıyor, kendimi bu yanılgının içine sokmadan saatimi kontrol ederek, hızlanacak gücüm varken, kendimi frenleyerek gittim hep. Sonlara doğru gücüm kalırsa yaparsın diye tuttum kendimi sonlarda ise, sıcak öyle rahatsız etti ki hiç yüksek nabıza geçmek istemedim. Parkur da 21km den biraz kısa imiş 1 saat 42dk da bitti koşu.  Toplam süremde 5 saat 47 dk olarak bitmiş oldu.

6Çok zorlamadan, keyifle, yarış heyecanını ve havasını soluyarak bir yarışı daha bitirmiş, half İronman nasıl bir şeymiş öğrenmiş oldum. Her yarış ayrı bir tecrübe, ayrı bir macera ve ben maceradan macera ya atlamayı çok seviyorum….

Reklamlar

Triatlon Türkiye Şampiyonası, Kuşadası

Elimde kocaman bir kupa bakıp bakıp şaşırıyorum, üzerinde ‘+40  Bayanlar Yaş Grubu Türkiye Birincisi’ yazıyor.  Bu benim ya! Evet evet bu benim, Türkiye Şampiyonu!! Şaka gibi, daha 2012 yılının Şubat ayında 25m havuzda bir boy bile yüzemeyen ben,  yüzme işini kotarmış bir de üstüne üstük yarışlara girebilir hale gelmiştim. Yıllardır gözümde büyüttüğüm hiç yapamayacağım zannettiğim yüzme sporu da artık yaptığım sporlar arasında yerini almış 1,500m hiç durmadan yüzer olmuştum.

2013 Triatlon sezonunda puanlı yarışları takip eden yarışmacılar Kuşadası’nda yapılan Türkiye Şampiyonasına da katılınca,  yıl içinde aldıkları puanlara göre bir sıralamada yerlerini alıyorlar ve sezonun en iyi ilk üçü belirleniyor.  40+ Kadınlarda yarışları takip eden ve puan toplayan Yasemin ile bendim sadece, Yasemin kırklarının sonlarında ben kırklarımın başlarında birlikte antrenman yapan iki rakip. Yasemin benim yüzme öğrenme sürecimde örnek aldığım, çok takdir ettiğim bir sporcu. Enerjisi spor heyecanı ile iyi ki tanımışım dediğim insanlardan biri. Böyle bir rakip ile yarışmakta ayrı bir keyif tabi.

Kuşadası yarışının sonucu kimin şampiyon olacağını belirleyecekti, Yasemin ile aramızda az bir puan farkı vardı. İkimizde büyük bir heyecanla yarışın başlamasını bekliyorduk. Yarıştan bir gün önce inanılmaz soğuk ve rüzgarlı bir hava karşıladı Kuşadası’nda bizi. Güneşli, sıcak bir Ege günü yaşayacağımızı zannederken kıştan kalma bir gün ile karşılaştık. Su ile çok barışık olmayan beni bu beklenmedik hava durumu epey gerdi tabi. Otele eşyalarımızı yerleştirip meşhur Kuşadası yokuşlu bisiklet parkurunu görelim dedik ve bindik bisikletlerimize. Dizlerimde kıkırdak erimesi olduğu için aslında bisiklete binmem ve özellikle de yokuşlu bir parkurda binmem çok sağlıklı değildi. Parkurda baktım yokuşlar korktuğum gibi değildi, çıkılabilir durumda,  dizlerim çok sorun çıkarmadı. Tek sorunum, yarış öncesi hava o kadar soğuktu ki denize girip yüzememekti.

Yarış öncesi teknik toplantıya gidildi, dostlarla karşılaşılıp hoş sohbetler edildi.  Güzel bir makarna yenildi ve yatıldı, ertesi sabah güzel bir hava olsun diye dualar edilerek uyundu.

Yarış sabahı geldiğinde hava gene soğuktu kat kat giyinip gittik yarış alanına kollarımıza bacaklarımıza numaraları yazdırdık. Bisikletlerimizi yerleştirdik ve titreyerek başladık yarışın başlamasını.  Birbirimize sarılarak ısıtmaya çalıştık ama ayaklarımız donuyor kumdan acayip soğuk geliyordu, yarış bir başlasa da suya girip biraz ısınsak diyorduk.

Veee yarış başladı, herkes suya doğru koşup başladı yüzmeye. Ben sakin sakin yürüdüm suya daldım ama yüzemedim. Gene heyecandan nefes alıp veremiyordum. Sakin olmam ve yüzmeye başlamam için biraz sırt üstü gittim ama sakinleyemedim. Hadi kurba gideyim dedim ama oda olmadı önden gelen ufak dalgalar yüzünden su yutuyordum. Grup benden uzaklaşırken çaresizce arkalarından bakarken buldum kendimi. Bu hemen hemen her yarışta başıma gelen bir olaydı, nefes alıp suya nefes vermek için kafamı soktuğumda nefes veremiyor boğulacak gibi oluyordum. Sonra dedim içimden bu yarış böyle bitmez en iyi yapabildiğin serbest yüzme yüz ve bitir şu işi. Başladım yüzmeye biraz bocalaya bocalaya belli bir ritme girdim. Bu ritme girdikten sonra gerisi kolaydı ve yüzme etabı bitti. Saate baktığımda tam 16dk bitirdiğimi gördüm 750m yi . Benim için inanılmaz iyi bir derece idi en son yarışımı 19dk da bitirdiğimi düşünürsek. Denizden çıkar çıkmaz başladım koşmaya, gerisi kolaydı benim için. Değişim alanına geldiğimde Yasemini ayakkabılarını giyerken yakaladım. Genelde aramızda en az 5dk fark olurdu. Beni görünce oda şaşırdı. Hızlıca çoraplarımı ayakkabılarımı giyip kaskımı takıp gözlüğümü takıp bir jel içip çıktım bisiklet parkuruna. 2dk 50sn harcamışım, normalde bir dakikanın altında olması gerekiyordu bu değişimin, epey vakit harcamışım. Bisiklet etabında sakin gittim, yokuş yukarı zaten istesem de çok hızlı gidemiyordum, yokuş aşağı  da asfaltın belli bir yerini kazıdıkları için risk alıp hızlı inemedim. Bizim kategori de bu yarışta 4 kişi yarışıyorduk. Yasemin arkamda kalmıştı, önümde de İzmirli triatlerden Nur vardı. Nur ile hiç yarışmamıştık şimdiye kadar, dailymile dan antrenmanlarını takip ettiğim sevdiğim birisi idi. Turları atarken önümde görüyordum onu. Her turda biraz daha yanaştım son turda yetiştim.  Bisiklet etabı 20km bittiğinde 50dk geçmişti. Bisikletimi bırakıp koşu etabına geçerken 1dk 15sn harcadım. Koşuya başlarken ayak başparmaklarım uyuşuktu ve bir türlü geçmedi o uyuşukluk. Hep antrenmanlarda bisiklete bindikten sonra mutlaka koşun (brick yapın) diyorlardı ama benim hiç vaktim olmuyordu brick yapmaya. Onun eksikliğini koşuda hissettim. Bir türlü koşu akmadı, tam ısındım rahat gidiyorum dediğimde de yarış bitti 24dk 49sn de de 5kilometrelik koşu etabını da bitirmiş oldum.  Toplam süre de 1 saat 35dk  oldu. Yarışı da birinci bitirince sezonun birincisi de oldum. Yasemin de ikincisi, üçüncü mü? Henüz üçüncümüz yok.. kim bilir belki seneye daha fazla kişi yarışırız da kürsüyü doldururuz.

O kadar da keyif aldım ki bu yarıştan bir daha hiçbir yarış kaçırmayacağım diye söz verdim kendime. İstanbul’a döner dönmez de Antalya da yapılacak olan Cumhuriyet kupasına kaydoldum. Bu yarışın mesafeleri biraz uzun tabi 1,900m yüzme, 90km bisiklet ve 21km koşu. Nasıl yaparım bilemiyorum ama amaç bitirmek ve biliyorum başlayınca da biter.